Eski Tuşlu Telefona Geçiş ve Dijital Detoksun Düşündürdükleri

Eski Tuşlu Telefona Geçiş ve Dijital Detoksun Düşündürdükleri

Yaklaşık 1,5 ay önce dokunmatik telefonum artık iyice pes etmişti. Gün içinde 3 kere şarj etmek, aniden kapanmalar, açmaya çalışırken sürekli titreyip durması derken, sabrım tükendi ve onu bir köşeye bıraktım. Bu sorunların ardından, bir süre eski tuşlu telefonumu kullanmaya başladım. Maşallah, şarjı 5 gün gidiyor! Düşündüm de, dokunmatik cihazlara alışmadan önce ne kadar da pratik ve dayanıklıymışlar.

İşte bu, sosyal medyasız bir dönemin başlangıcıydı. Instagram, WhatsApp, Swarm, Line, Vine, Snapchat, hepsinden uzaklaştım. Başlarda, aslında hayatı oldukça sessiz ve sakin bir şekilde yaşayabilmenin huzurunu fark ettim. Kendimi kodlamaya verdim ve dijital dünyanın sürekli uyarıcılarından arındım.

Ancak zamanla bir boşluk hissetmeye başladım. Sosyal medyanın hayatımızda ne kadar yer kapladığını düşündüm. Eski telefonlar dijital bağlantıyı kesmek için güzel bir araç olsa da, bu kopukluğu en azından bir ölçüde gidermek için bilgisayarıma BlueStacks yükledim ve sanal bir bağlantı ile kopmamaya çalıştım.

Bu süreç, teknolojinin hayatımızdaki yerini yeniden düşünmeme neden oldu. Belki de bazen kısa süreli kopuşlar, insanın kendisiyle daha derin bir bağlantı kurmasına yardımcı oluyor. Belki de sosyal medyadan uzak durmak, zihni dinlendirmek için arada sırada denememiz gereken bir alışkanlık olmalı.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Yazar

Selam, ben Yalçın. Aksaray Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı mezunuyum. Şu anda GetirBüyük deposunda Vardiya Amiri olarak çalışmaktayım.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir